[​IMG]

Rock Paper Shotgun editörü American Truck Simulator‘ı oynadı ve oyun hakkındaki gözlemlerini yayımladı.

[​IMG]

American Truck Simulator Rock Paper Shotgun sitesinin 2016’nın en çok beklenen oyunlarından birisi oldu. Ata’sı olan Euro Truck Simulator 2, bir süreliğine makam favorisi olmuştur – geçen bir bakışta, terapötik (iyileştirici) bir hoşgörü yapmak yerine anlaşılmaz bir TIR ineklemesi görünüyor. Serbest yollar, aciliyet eksikliğinin yenilenmesi, hava, nereye gitmek istediğinizi sağlayan işleri seçme, göstergelerin sakin bir şekilde tik-tik-tik çalışması, özgürlük.

California ve Nevada için işlemi tersine çevirirsek – küçük kasabalar, büyük şehirler, daha büyük çöller ve hatta daha büyük gökyüzü – ve verilen söz ise dayanılmaz. Özet olarak kamyon şoförü fantezisi diyebiliriz. Peki doğru olabilir mi? Bunu anlamak için otoyolda birkaç saat geçirdim.

Unutmayın ben simülasyon-oyuncusu değilim, bu yüzden teknik detaylar hakkında benden fazla bir şey beklemeyin. Benim için her şey gerçeklerden uzak olmakta: yüklü bir şekilde hayat tarzı seçiminin içine doğru sıradan bir şekilde sürüş, Lynyrd Skynyrd‘ın verdiği mesaj gibi eve ve sağlığa hiçbir şekilde riske etmediği ve bunu gerçekten iyi yapıyor. İşte burada birkaç olumlu ve olumsuz nedenlerle anlatmaya çalışacağım. ​

[​IMG]

1) Yerel İnternet Radyoları hiç bu kadar uygun olmamıştı.

American Truck Simulator’ın kendi soundtrack’ı yok, ancak çeşitli online istasyonlardan canlı yayınları çekebiliyor. Sadece rastgele istasyonları seçerek, Elvis, Johnny Cash, Dolly Parton, Johnny Tillotson’s Poetry In Motion ve onlarca hiç duymadığım country müziklerini dinleyerek tedavi olmuş gibi hissettim kendimi. Bu muhteşem bir şey. Rap istasyonları, rock istasyonları, blues istasyonları ve hatta 90’ların korkunç caz istasyonları bile var. İstediğim herhangi bir Amerika‘ya sahip olabilirim, istiyorum ve olacağım.

Dipnot: Sarhoş gibi sürmek kamera açısını ayarlamaya çok süre harcamaktan oluyor ve gözünü yolda tutmamaktan oluyor. Benim gibi olmayın…

2) Beklediğim kadar güzel değil.

Euro Truck Simulator 2‘den farklı olarak daha parlak ve daha sıcak ışıkları olduğu ve kayalıklı çöl arazileri daha büyük gökyüzüyle özellikle daha çok çarpıcı görünüyor. Ama teknolojik level olarak Euro Truck Simulator 2 ile aynı diyebiliriz, sadece American Truck Simulator biraz dahaAmerikan tarzı yorumlanmış tabii ki. Sıyrılmayı beceremeyen bir temel eksiklik var ve buna kanıt olarak özellikle yeşil doğanın hoş topraklarına doğru sürerseniz ağaçların gerçekten çok kötü olduğunu göreceksiniz. Anti-aliasing hala zar zor da olsa çalışıyor, ki bu da daha yaşlı görünmesini sağlıyor. Hala imkansız olanı hayal ediyorum, birisinin bu oyun için Fallout bütçesine yapışması. Korkarım, söyledik artık…

[​IMG]

3) Fallout 4’ten daha çok Fallout gibi hissettiriyor.

Tabii ki burada kimseye ateş edip kimseyi lootlamıyoruz ama Nevada’da olduğunuz zaman, idealize olmuş, nüfuslanmamış Amerika’da sürüyormuşçasına olan seyahat hissi, Fallout 3 veya 4‘ten daha güçlü. Boş-güzel çöl ortamları, dev, sevimsiz yol işaret levhaları, sevimli ve ironik olmayan doughnut marketleri, büyük şehirlere olan kırsal kasabaları için doğal araziden itibaren kademeli bir geçiş, uzay. Seyahat. Hatta küçük bir roleplay bile var: İşleri alırken, kazandığınız tecrübe puanlarını, daha verimli yakıt tüketimi için veya tehlikeli işler taşımaya izin verilmiş olmak için ve muhtemel bir kamyon imparatorluğu kurmak. Ben herhangi bir gün Minutemen (Amerika Bağımsızlık Savaşı’nda savaşmış bir grup asker) için tek-işleri alıyor olacağım.​

[​IMG]

4) Arabalar muhteşem.

Amerikan resimlemesi yol trafiğini genişletmek için yaklaşımda bulunmuş. 60’ların yatlarından karavanlara, banka arabalarından siyah-beyazlı polis arabalarına, istediğiniz ve beklediğiniz Amerika bu. Abartılmış olabileceği hakkında bir fikrim yok ve çokta umurumda değil. Doğru olan bu, lanet olsun dostum.

[​IMG]
5) Hemen hemen Optimus Prime elde ediyorsunuz.

Tır Simülator geleneklerinde, parasız ve kendi tırınız olmadan başlarsınız. Sadece araba kiralayıp ilk teslimatınızı yapabiliyorsunuz ve böylece kendi tırınızı almak için para biriktirebiliyorsunuz. Kendime büyük, kiraz kırmızısı Optimus Prime diyebileceğim kendime ait bir tır almadan. Ne yazık ki söylemeliyim saatler alıyor. Çünkü oyun böyle çalışıyor, maceramın başlaması için bana crimson Peterbilt sundu. Çok mutluyum. Kuşkusuz, klasik 80’ler Optimus düz yüzeyli Kenworth K100 kabinli ve peterbilt enkarnasyonlu Micheal Bay filmleriyle daha ilişkili. Ama yeterince yakın. Her neyse Micheal Bay yapmadan on yıllar önce 2 nesil Optimus yapmıştı. EVET BİLİYORUM BU HİÇ KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL.

[​IMG]
6) Amerikana bir yana, kesinlikle Euro Truck Simulator 2‘den farklı hissettirmiyor.

Beklentilerinizi kontrol edin: bu tam anlamıyla bir devam filmi gibi gelmiyor fakat daha çok yeni bir ayar nakli gibi. Karizmayı yükseltmek için biraz daha parlak ve daha büyük uzunluklara gidiyor. Ama Euro Truck Simulator’un Amerika’yı yaptığından kaçış yok. (Yani Euro Truck Simulator 2 ile American Truck Simulator‘ın bayağı bir benzer olduğunu vurguluyor.) Herhangi bir durumda bu kötü bir şey değil, yani benEuro Truck Simulator 2’yi sevdiğim için American Truck Simulator’ı istiyorum. Ama eğer yeni dekorasyon veya yeni araçlar özellikle size gitmiyorsa, o zaman bundan fazla bir şey alamazsınız.

[​IMG]
7) Dışarı çıkıp yürüyememek hiç bu kadar hayal kırıklığına sebep olmamıştır.

Oyunu öyle yapmışlar ki dışarı çıkıp yürümek istiyorsunuz ama maalesef bunu yapamıyorsunuz. Yol kenarında bir restoran görüyorum ve inip içine dalmak istiyorum resmen. Bir tepe görüyorum, tırmanmak istediğim. Bir göl görüyorum, içinde yüzmek istediğim. Bir kanyon görüyorum, kenarından atlamak ve ne olduğunu görmek istiyorum. Sanırım, dürüst olursan, Nevada’da yıldız vatandaşları isterdim. Bu ölçekteki bir oyun için tabii ki imkansızı istiyorum, o yüzden istemiyorum. Hayal ediyorum. Hayal etmemin sebebi ise, American Truck Simulator’ın GTA veya diğer sanal aksiyon oyunlarından çok daha iyi bir dünya inşa etmiş olması.Tabii ki detaylarda daha kısa ama güzel bir toprak var, büyük bir ülke, büyük bir gökyüzü ve arkanıza dönüp baktığınız zaman neler olabileceğini anlamak için sonsuz sayıdaki seçenekler.

[​IMG]
8) Açılışta kara büyük ama devasa değil.

California ve Nevada kutuya dahiller ve Arizona’nın da ücretsiz bir şekilde eklenecek olmasıyla, sizi belli bir süre götürmeye yetecektir. Ama hızlandırılmış zaman arasında (2 saatlik bir sürüş yaklaşık 10 dakika sürüyor) ve olabilecek detayların sınırlandırmalar, bazı yollardan birkaç kez geçtim bile. Arizona’nın bütün farklılığı yaratacağından eminim, kendi Optimus’um için para biriktirirken dağda kaymaya bile gitmedim. Anlarsınız ya ;):)​

9) Seyir çok iyi hissettiriyor.

Yolların genişliği ve Euro Truck Simulator 2‘deki gibi yolların kenarında olan topraklar ve şehirlerden dışarı çıktığınız zaman, arkanıza yaslanıp hepsini rahat bir şekilde izleyebileceğiniz bir kapsamlı arazi var. Bu gerçekten büyük bir farklılık, Euro Truck Simulator 2’nin bazen yaptığı bir açıklık var. Euro Truck Simulator ’ın faydalı olduğu bir filmsel gibi. Bazı insanların daha uzun, daha dar yolların daha az heyecanlı olduğunu düşünürken, bence bu sadece bir kamyon şoförünün hayata daha gerçekçi bakan bir uyarlanmasının fantezisi olduğunu düşünüyorum. Herneyse, meraklanmayın: şehir içindeki sonsuz kavşaklardan ve trafik ışıklarından güvenilir bir şekilde geçebileceksiniz.

Sonuç olarak en yakın zamanda bir USB Direksiyon alacağım.

American Truck Simulator, 3 Şubat tarihinde satışlara sunulacak. Yakında daha çok bilgi sahibi olacağız.

KAYNAK: ROCK PAPER SHOTGUN
TÜRKÇE ÇEVİRİ: @Memduh Başgan